| « Dublörün Dilemması | Vay Hemso ! » |

Sonunda kitabi bitirebildim. Nazan Bekiroglu yine tarzini belli etmis, ve hos bir kitap ortaya çikmis. Öykülerden olusan bir kitap. Lakin kitabi bir solukta okumak gerek. Ben parça parça okuyabildim, ve anladim ki kitabi kisa sürede bitirebilseydim daha güzel olacakti. Kitaptan bir alinti:
"Yaşanma ihtimali sonsuz kere tıkanmış ama bir kez söze dökülünce de önü tümden açılmış bir akışa kendilerini bıraktıklarında, düşünmek gibi bahsetmek de suç olmaktan çıktı. Her ikisinin de anlattıkları, ancak yaşamadıkları kadar çoktu. Yaşanan, yaşanmamışlığının tanığını yekdiğerinde bulunca baş başa vermiş iki suretten biri diğerine aşkın kelimesini sordu; diğeri gülümsedi ve ona aşkın, bu dünyadan olmayan bir zamanda, bütün ruhların toplandığı mekânda, ruhun, sözleştiği ve seviştiği tanışını bu dünyada hatırlaması olduğunu anlattı. Ama, dedi biri, hesapta ruhun, tanışını bu dünyada hiç bulamaması, ona rastlayamaması var. Diğeri, buldum zannedip de yanılmak var, diye ekledi. Bulup da tanıyamamak var, dedi biri. Ve ki bulup da onun tarafından hatırlanmamak var, diye tamamladı diğeri. O gün orada, biri aşkın ne olduğunu anlatıp da öbürü ne olmadığıyla tamamlayınca?"